Ülkeler zenginleşirse o ülkenin haklıda zenginleşir. Halkın zenginleşmeden yararlanmadığı bir ülke kalkınmış sayılamaz. Türkiye'de zenginleşme varsa halkta zenginleşecek, çiftçide zenginleşecek, esnafta zenginleşecek, emeklilerin refahı artacak, memurların geliri, kazancı artacak, çiftçi rahatlayacak. Öyle bir durum var mı? Yok. Türkiye üzerinden birileri para kazanıyor. Yabancı şirketler Türkiye'den çok mutlu, Türkiye'den büyük para kazanıyoruz diyorlar. Bu Türkiye'den bir kanamadır. Bir döviz kanamasıdır, bir zenginlik kanamasıdır. Şimdi soruyorum size değerli okuyucularım, Türkiye bu son dönemlerdee tarihinin en yüksek borçlanmasını yaptı. 80 yılda, Atatürk, İnönü döneminde, Celal Bayar, Menderes döneminde, Demirel döneminde, daha sonraki hükümetler döneminde yapılan borçlara eşit bir borç yapıldı…
O 80 yılda Türkiye yoktan var edildi. Demiryolu yoktu, demiryolu yapıldı. Liman yoktu liman yapıldı. Petro-kimya tesisleri yoktu petro-kimya tesisleri yapıldı. Rafineriler yoktu, rafineriler yapıldı. Ereğli Demir-çelik yoktu, Karabük yoktu, alüminyum sanayi yoktu. Petro-kimya sanayi yoktu, Tüpraş'lar yoktu. Bütün bunlar bu dönemde yapıldı.
Bakın, Japonya Türkiye'nin 7 katı zengin bir ülke. Türkiye'deki dolar milyarderi sayısı Japonya'dan fazla. Bu neyi gösteriyor? Türkiye Japonya'nın yedide biri. Ama milyarder sayısı fazla. Demek ki, Japonya o kadar akıllı değil. Onlar bütün Japon halkının parasını alıp götürememişler. Onlar adaletli dağıtmışlar paralarını. Japonya'da Türkiye'deki gibi yoksul insan yok. Büyük zenginde yok, yoksulda yok. Adaletli dağıtmışlar. Çiftçi perişan, esnafın hali ortada… Esnaf memnun mu hayatından?Ağır vergi yükü altında ezilen esnaf, siftahsız dükkan kapatırken; iş daraltmaları sebebiyle toplu işçi çıkarımları başladı. Uygulanan İstikrar Programı'ndan olumsuz etkilenen iş dünyası ayakta kalma mücadelesi veriyor. Günü siftahsız kapatan esnaf, elektrik ve su paralarını bile ödeyemez hale geldi.
Dükkan kirasını verebiliyor mu, elektrik, su parasını verebiliyor mu? Sigortayı, pirimi ödeyebiliyor mu? Yanında çalışan çocuğun maaşını muntazam verebiliyor mu? Çoluğuna, çocuğuna şöyle güler yüzlü, mutlu bir dönem yaşatabiliyor mu? Tatile götürebiliyor mu? Geziye çıkarabiliyor mu? Kadınlar pazarındaki kardeşlerimiz sattıklarından memnun mu? Onların kazançları yerinde mi? Değil. E ne olacak? Siyaset niçin var? Siyaset bunun için var. Türkiye yaşadı, yaşadı dertler birikti. Siyasetin görevi bu dertleri çözmek.
Hangi dertleri çözmek? Bir numaralı dert. Çiftçiyi ayağa kaldırmak lazım. Toplumun kalkınması oradan başlayacak. Çiftçinin yüzünü güldüreceksin, çiftçi esnafı güldürecek. Esnaf Türkiye'deki gerçek sanayicinin yüzünü güldürecek. Türkiye'de refah yayınlaşacak, herkes çoluğunu, çocuğunu iyi yaşatacak. Tabandan başlayacak, kalkınma köyden başlayacak, topraktan başlayacak. Bunu yapacak siyaset var mı? Ben göremiyorum!