Evet, maalesef Türkiye son yedi yıldır gündemini arıyor. Bir türlü gerçek gündemini yakalayamadığı için sorunların çözümü şöyle dursun, her geçen gün devasa boyutlara ulaşıyor. Pekiyi, Türkiye'nin gündemi ne olmalıdır? Maddeler halinde yazmaya çalışalım:
1.Son üç ayda ekonomi %13,8 küçülmüştür. Ekonomistlerin söylediğine göre ikinci dünya savaşından bu yana en büyük küçülmedir. "Teğet" geçen krizin sonucu böyle.
2.İşsizlik had safhaya ulaşmıştır. Sadece iş ve işçi bulma kurumuna iş için başvuranların sayısı milyonlarla ifade edilmektedir. Bir de başvurmayanlar dikkate alındığında rakam korkunç denecek boyutlara ulaşmaktadır.
3.Bölücü terör artık siyasallaşma yomlunda mevziler kazanmaktadır. Teröre karşı "caydırıcı" tedbirler yok noktasındadır.
4.Bütünüyle ekonomi çıkmazdadır. Fukaralık ve bilhassa açlık sınırı rekor düzeye ulaşmıştır.
5.Yatırımlardan söz eden bile yoktur. Ne kamu sektöründe ve ne de özel sektörde yatırımdan bahis bile yoktur.
6.Ticari hayat durmuştur. Kepenk indiren indirene. Bu binlerce
kişinin işsiz kalması demektir.
7.Yolsuzluk adeta günlük olaylardan olmuştur. Yolsuzluğa bulaşanların çeşitli zırhlara büründüğü için ve korunduğu için haklarında hiçbir işlem yapılamamaktadır.
8. Gün geçmiyor ki bir çeteden söz edilmesin. Eskiden birkaç büyük şehirde yuvalanan bu çeteler şimdilerde ülkenin her tarafına yayılır olmuştur.
9.Dış meseleler her geçen gün daha da çıkmaza girmektedir. Kıbrıs, AB, Türk Cumhuriyetleri, Orta doğu, Kafkasya neler oluyor kimsenin haberi yoktur.
10.Gençlerin durumu nedir? Üniversite giriş sınavları ne olacak? Milyonlarca aileyi ilgilendiren bu konu ile ilgili ferahlatıcı bir cümle bile duymak mümkün değildir.
İşte Türkiye'nin gündemi bun lar ve daha buna benzer birçok konu olmalıydı. Ama ne gezer, bakın Türkiye yedi yıldır neleri konuşu yor. Birde ona bakalım:
1. Cumhuriyetimizi tartışıyor. Oysa Cumhuriyet Türk Milletinin yaşama azim ve iradesinin ifadesidir.
2. Atatürk'ü tartışıyor. Oysa tüm az gelişmiş. Bağımsızlık savaşı veren ülkeler bir Atatürk'e sahip olmadıkları için neler çekiyorlar. Biz işi gücü bırakıp Atatürk'ü eleştiriyoruz.
3. Laiklik tartışılıyor. "Yeniden tarif edelim" diyorlar. Oysa yıllar önce tarif edildi ve millet tamamen benimsedi.
4. Üniter Devlet tartışılıyor. Oysa biz binlerce yıl beraber yaşadık ve bütün zaferlere beraber imza attık.
5. Ulus Devlet tartışılıyor. Oysa biz bir Milletiz ve bu milletin adı TÜRK MİLLETİDİR. Neyi tartışıyoruz?
6. Resmi dilimizi tartışıyoruz. Milletin ana dili ile insanların analarının dili farklı şeylerdir. Resmi dil tektir ve dünya milletlerinin tamamı bu kurala tabiidir. Ama biz ayrıştırmak için uydurmadığımız gerekçe kalmadı.
7. Ordu'yu tartışıyoruz. Oysa biz Bir Portekiz değiliz., Portekiz'in arkasında okyanus önünde İspanya var. Biz öyle miyiz? Ateş çemberi içindeyiz. Böyle bir ülke Ordu'sunu bu kadar yıpratır mı? Kime hizmettir bütün bunlar?
8. Okullarda yıllardır söylenen "Türk'üm, Doğruyum marşını" bile tartışıyoruz. Korkarım ki bunun arkası "İstiklal Marşı"nın tartışılması ile devam edecek.
9. Yargının bağımsızlığı yerine yargıyı tartışıyoruz.
10. Dini tartışıyoruz.
Hâsılı tartışılmaması gereken ama gerekli görüldüğün de konuşulması gereken konular tartışılırken esas gündemi kaybediyoruz. Bütün bunlar elbette tesadüf, bilgisizlik, beceriksizlik değildir elbette. İşin arkasında bağımsız Türk Devletinin kaderi ile oynamak vardır. Artık uyanmanın zamanı gelip de geçiyor bile…