|
|
|
Tarih : 29.07.2010 - 10:49:15 |
|
| abancılar Anadoluya has bitkilerimizi talan ediyor. Dünyanın hiçbir yerinde yetişmeyen Anadolu coğrafyasının özle bitkileri yabancılarca toplatılıp, yurt dışına kaçırılıyor. |
|
| |
Botanikte "Endemik bitki" Latince "Yerli" anlamına gelir ve bir ülkeye veya bir bölgeye has ender bulunan yerli bitki türleridir. Türkiye'de bitki örtüsü bakımından bütün Avrupa ülkelerinin toplamının sahip olduğundan daha çok zengin bir bitki örtüsüne sahip… Endemik tür bakımından da tüm Avrupa yüzde 21'lerde kalırken Türkiye'de bu oran yüzde 35'lere kadar dayanmaktadır. Bugün ülkemizde bulunan 10 binin üzerindeki bitki türünün 3 bin 500'ü endemik tür olup, dünyada sadece bizim topraklarımızda yetişmektedir. Türkiye'nin coğrafi konum, farklı topografyasıyla, iklim ve toprak yapısının zengin jeolojik çeşitliliği oluşturmasını sağlıyor. Bu yüzden ülkemizin sahip olduğu bitki florası, gerekse böcek, balık, sürüngen, kuş ve memeli hayvan türleri zenginliğiyle dünyanın bioçeşitlilikte en önde gelen ülkeleri arasında yer almasını sağlar. Türkiye'deki bio çeşitliliğinin böylesine zengin oluşunun en önemli nedenlerinden biride buzul çağlarında Anadolu'nun bitkiler için bir sığınak olmasıdır. Ayrıca Avrupa ülkelerinde olmayan bir şekilde üç farklı bitki alanının kesişme noktasında topraklarımızın yer alması da bu etkenlikte temel teşkil eder. Bu bitki alanları
Akdeniz bitki alanı (Akdeniz ve Ege bölgelerini kapsamakta)
Avrupa - Sibirya bitki alanı ( Karadeniz, Marmara bölgelerini kapsamakta )
İran - Turan bitki alanı (İç Anadolu ve Doğu Anadolu'yu içine almakta) dır.
İşte güzel ülkemizin sahip olduğu bu bio çeşitlilik dünyanın botanik hırsızlarının dikkatini çekerek ülke doğal bitki zenginliğimizi yılardır talan edilerek yurt dışına kaçırılmasına sebep olmakta. Bitkilerimiz yurt dışında laboratuarlarda, gen bankalarında değerlendirilmekte ve büyük ekonomik rant sağlamaktadır. Turist adıyla ülkemizi ziyaret eden bazı açıkgözlerce, Türklerinde misafir perverliğinden yararlanarak köylülerin hastalandıklarında kullandıkları endemik bitkileri onlara toplatıp kendi ülkelerine götürülmektedir. Hatta bu özel bitki varlığımızın yapısı PKK tarafından da kullanılarak Doğu Anadolu'da Hakkâri Bölgesinde yetişen "TERS LALE", "AĞLAYAN GELİN", İmparator isimleriyle de halk arasında dinlendirilen bu soğanlı endemik bitkimiz 15 milyon adet civarında yurt dışına kaçırılarak Avrupa'da paraya çevrilip örgüte gelir sağlandığı dillerde söylenti olarak konuşulmakta. Bu endemik türdeki şifa dağıtan bitkiler konusunda konpedan olan, Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bakın bu konularda neler söylüyor, "Türkiye bitki casusluğuyla, bitki talanıyla çok önemli bir milli servet kaybına uğruyor. Türkiye bitki örtüsünde öylesine özel bitkiler var ki, dünyanın hiçbir yerinde bu kalitede tedavi gücü ve özellikli olanını bulamazsınız. Örneğin; Aslanpençesi bitkisi meme kanserine, prostat kanserine, lenf bezi kanserine karşı mükemmel bir önleyici ve tedavi edeci güce sahiptir lakin bugün yok olmakla baş başa kaldı. Avrupa'da bitkiler koruma altına alınmıştır. Bunları gelişi güzel toplayamazsınız, cezası var. Türkiye'de ise maalesef bu konuda yasalar kâğıt üzerinde kalıyor. Yaptırımlar uygulanmıyor, bu nedenlerden dolayı da bu toprakların özel bitkilerini koruyacak ilgili bir makam yok diye yakınıyor. TUBİTAK bünyesinde "Ulusal Bio çeşitlilik Veri Tabanı" oluşturulmasına geçildi ama ortada bio çeşitliliğimizin talanını önleyecek somut bir çalışma daha henüz bulunmuyor" dedi.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik ana bilim dalı başkanı Prof. Dr.Tuna Ekim, bitki türlerinin uluslar arası ticaretine ilişkin sözleşmenin (CITES) Türkiye komisyon başkanı olarak bu bitki kaçakçılığıyla mücadelede 1983, 1988'de ve son olarakta geçen yıl bakanlar kurulu kararnamesi çıkartmasını sağlamasına rağmen maalesef uygulamada bu kanun yetersiz kaldı, işlemedi. Gümrüklerde dikkate alınmadığı için bitki talanına kesin çözüm olmadı… Bu sebepten ülkemize ait özel bitkiler yurdumuzdan kolayca yurt dışına çıkarılarak tanesi 15 - 20 sterline satılabiliyor. Dünyada sağlık sektörü geliştikçe endemik bitki türlerinde önemi de ilaç firmaları arasında gittikçe değer kazanıp yükseliyor. Hatta bazı ülkeler bu özelliklerini dünya pazarlarında ekonomik kazanca çevirip "botanik turizmiyle" yerel bitkisel zenginliklerini özelliklerini cazibe merkezi yaparak doğal tedaviye ve bakıma dikkat eden insanları ülkelerine çekerek uyguladıkları sağlık kürleriyle de ekonomik zenginliklerini gelire çeviriyorlar. Türkiye ise bu alanda tamamen soygun ve talana teslim olup bu ekonomik dinamiğimizi ülke menfaatine kazanç haline çeviremiyor.