Taşıma suyla değirmen döner mi? Başlıklı köşe yazımdan sonra birçok il damızlık birliği başkanından ve hayvan yetiştiricisi çiftçimizden çok olumlu tepkiler aldım. Eski merkez birliği başkanımız aynı zamanda Aydın Damızlık Yetiştiricileri Birliği Başkanı Sedat Güngör'ün bile köşemde savunduğum fikirleri paylaşması istikametimin doğruluğunu bir kat daha teyit ediyor. Ama ne talihsizlik ki, Ankara'daki merkez birliği başkanımız tüm tabanı ithale karşı mücadele verirken kendi üyelerinin aksine ithalatı savunuyor.
Ali Ekber Yıldırımın internetteki Tarım Dünyasında "Hayvan ithalini savunarak" Türk hayvancılığı için yararlı olacağını iddia ediyor. Ankara'nın koltuk hastalığı demek ki merkez birliği başkanımızı fena halde çapmış. Baksanıza seçildiği makamı teşkil edenlerin varlığının ithalatla yok edildiğinin farkında bile değil. Ya da Bakanlığın gözüne girme pahasına damızlık birliği üyelerini ithalata feda etmekte sakınca görmüyor.
BU BİRLİK NİÇİN KURULDU
Bu köşeden tüm ülkemin hayvan yetiştiricisine sesleniyorum; Biz damızlık sığır yetiştiriciler birliğini niçin kurduk? İthal hayvanla ülke insanımızın et ve süt ihtiyacını karşılayacaksak bu birliğe neden üye olduk? Türk hayvancılığını yabancıya muhtaç etmeden onlara damızlık üretip satarak kalkındırmak biz damızlık yetiştiricilerinin asli görevi değil mi? Öyleyse damızlık sığır yetiştiriciler merkez birliğinin Ankara'daki koltuğunda oturan şahıs kimin haklarını savunuyor? İzmir'de Tire yolunda Ödemiş Balabanlı altında alınan araziler, üyelerden kesilen paralarla yapılan çiftlikler, ithalatla mı doldurulacak? Buradan satılan hayvanlardan kazanılan paralar 4631 sayılı kuruluş yasamıza göre üyeye dağıtılmayacaksa kimin cebine, kimin çıkarılan harcanacak? Damızlık sığır yetiştiricileri icralarla, banka borçlarıyla boğuşurken onların sırtında kazanılan paralar, toplanan aidatları kimler hakkı huzurla iyi edecekler söyler misiniz?
BÜTÜN BU TASARRUFLAR KİMİN İÇİN
Ankara'nın göbeğinde Tarım Bankalığını bile gölgede bırakan merkez birliği binası neden, nasıl alındı? Bizler gibi damızlık sığır yetiştiricisi olan eski merkez birliği genel sekreterinin görevine son verilerek neden Bakanlığın eski bir genel müdürü yüksek maaşla onun yerine getirildi. Biz hayvan yetiştiricileri fakru zaruret içinde yaşarken merkez birliğimizin bütün bu tasarrufları sizce ne kadar doğru…
Son genel kurulda yönetmenliğimiz gereği üç yıllığına göreve seçilenler daha sonra kurulan küçükbaş damızlık yetiştiriciler birliği tüzüğünün seçim maddesini yönetimde kabul ederek genel kuruldan almadıkları hakkı koltuk aşkları uğruna kendi tüzüklerine esas alarak genel kurul zamanını dört yıla uzatmadılar mı? Böylece de genel kuruldan alınmayan bir hakkı kullanarak hukuksal bir suç işlemediler mi? Son bir yıldaki tüm icraatlarının sizce hukuksal dayanağı var mı? İşte tüm bu eziklikler yüzünden bugün bakanlığa yaranma politikalarıyla damızlık sığır yetiştiricilerine sırtlarını dönmekte ve ithal hayvanı savunmaktalar. Bizden yazması, tüm üyelerden de, kamuoyundan yaşananların vicdan ve yüreklerde değerlendirmesi de sizlerden…