Özel meskenler dışında Kamusal alanlarda daha sonra Kahvehane, birahane, kafeterya gibi halkın sıkça uğradığı ve vakit geçirdiği yerlerde başlatılan sigara yasağı uygulaması birinci yılını doldurdu. 4207 sayılı yasa, geçiş süresinin ardından, 19 Temmuz 2009'dan başlayarak kamuya ait olsun, özel olsun halka açık kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında sigara ve benzeri tütün ürünlerinin kullanılmasını yasaklıyordu. Uygulamaya taksiler de dâhildi. Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Sağlık Örgütü'nün desteğiyle 31 Mayıs tarihi, tüm dünyada "tütünsüzlük günü" olarak kabul edildi. Ülkeler, yasalar çıkararak sigara tüketimini azaltmayı halk sağlığının korunması açısından önemli görev sayıyorlar.
Çok sayıda sağlık sorunları yaratan sigara tüketimi, sağlık kuruluşları ve tıp çevrelerince, birçok hastalığın özellikle de akciğer kanserinin nedeni olarak tartışmasız kabul edilmiş bulunuyor.
TÜTÜN SAĞLIĞA ZARARLI
Tütün katranında sağlığa zararlı ve kanserojen pek çok madde bulunuyor. Uzun süre sigara içenlerde kanser dışında; amfizem, kalp hastalıkları, kronik bronşit gibi hastalıklar da sıkça görülüyor. Tütün ürünlerini kullananlar, yalnızca kendilerine zarar vermekle kalmıyorlar, eğer onların bulundukları mekânlarda da içiyorlarsa bebekleri ve eşlerini de birçok hastalık riskiyle karşı karşıya bırakıyorlar. Tütünü doğrudan kullanmasalar da tütün ürünlerinin kullanıldığı yerlerdeki kirli havayı uzun süre solumak zorunda kalanlar da içmişçesine risk altındalar.
Sayıları erkeklerin beşte biri oranında olsa da kadınlar da sigara kullanıyor. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi arttıkça da kadınlarda sigara kullanım oranları yükseliyor. Yasağın bir yıllık uygulamasının ardından olumlu sonuçları ortaya çıkmaya başladı. İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof Dr. Ali İhsan Dokucu'nu açıklamalarına göre: 2010'un ilk beş ayında bir önceki yıla göre sigara tüketimi 363 milyon paket azaldı. Böylece yaklaşık 1,8 milyar lira vatandaşın cebinde kaldı. Bu arada acil servislere başvuranlar, %20 oranında azaldı. Bunun sağlık harcamalarına yansıması ise 2.900.000 TL olarak belirlendi.
YASAKTAN BAŞKA OLUMLU SONUÇLAR DA ALINDI
İstanbul Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün birlikte gerçekleştirdikleri, önemli on hastanenin acil servislerinde"4207 Sayılı Kanun Uygulamasının Sağlık Üzerine Etkileri Araştırması" sonuçları şöyle:
* İskemik kalp hastalığı ve enfarktüse bağlı başvurularda %33,6 azalma gözlendi.
* Astıma bağlı başvurularda bir önceki yıla oranla %20,5 azalma gözlendi.
* KOAH'a (Kronik obstrüktif akciğer hastalığı) bağlı başvurularda bir önceki yıla göre %21,4 azalma gözlendi.
* Pnömoni (Zatüre) başvurularında bir önceki yıla göre %32,9 azalma gözlendi.
* Akut nazofarenjite (Soğuk algınlığı) bağlı başvurularda bir önceki yıla göre %16 azalma gözlendi.
* Akut bronşit başvurularında bir önceki yıla göre %18,8 azalma gözlendi.
* Alerjik rinite (Halk arasında: Saman Nezlesi) bağlı başvurularda bir önceki yıla göre %59,2 azalma gözlendi. Bireysel olarak yaptığım gözlemler de uygulamanın başarılı bir şekilde sürdüğünü gösteriyor. Birçok sigara tiryakisi arkadaşım, bu sayede içtikleri günlük sigara sayısını azalttıklarını söylüyor. Birçok kişinin de sigara içmekten tamamen vazgeçtiğine ilişkin bilgiler ediniyorum.
ÇÖZÜM EKONOMİK DESTEKLE DE SAĞLANABİLİR
İzmir Kahveciler Odası Danıştay'a başvurmuş: 5727 sayılı düzenlemenin 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinin de ''özel girişim özgürlüğü ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği, eşitlik, ölçülülük ve gereklilik ilkesine aykırı olduğu'' gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürmüş ve bu maddenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını istemişti. İzmir Kahveciler Odasının Danıştay'a açtığı dava, Danıştay tarafından Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştür.
Umarız, böyle öznel bir iddia, Anayasa maddesi tarafından reddedilir. Bilgilerimiz birçok ülkede anayasa mahkemelerinin bu tür iddiaları reddettiğini gösteriyor.
Topluma her bakımdan olumlu katkıda bulunan ve başarıya ulaşmış, yabancı gözlemcilerin bile dikkatini çekmiş bir uygulamayı geçersiz kılmak büyük bir talihsizlik olur.
Kahveci esnafının zarar görmesi elbette istemeyiz. Elde somut veriler olmadan müşterilerin azaldığı iddiasının geçerli olduğunu varsaymak zor… Dumansızlık nedeniyle bazı kahvehane müşterilerinin arttığı bile söylenebilir. Çözüm, yasağı kaldıran mahkeme kararı ile değil, esnafa bazı vergi kolaylıkları tanınarak da sağlanabilir.