|
|
|
Tarih : 06.04.2010 - 11:14:20 |
|
| Gençliğimizde Asiye Nasıl Kurtulur adlı tiyatro eseri pek bir ün kazanmıştı. Kapitalizm sayesinde gönenmiş, yükselmiş dünya liderleri de bugünlerde şunu konuşuyorlar: Kapitalizm nasıl kurtulur?
|
|
| |
Gençliğimizde "Asiye Nasıl Kurtulur" adlı tiyatro eseri pek bir ün kazanmıştı. Kapitalizm sayesinde gönenmiş, yükselmiş dünya liderleri de bugünlerde şunu konuşuyorlar: Kapitalizm nasıl kurtulur?
Baksanıza, Sarkozy bile kapitalizmi "ahlaksız sistem" diye nitelendirmiş. Merkel, "Böyle gelmiş ama böyle gitmez!" deyivermiş. Sevimli yüzlü Blair ise, kapitalizmden fedakarlık etmeden sistemin daha iyi yönlendirilmesi açısından "küresel denetim düzenekleri" kurulması gerektiğinin altını çizmiş. (*) Bir de iç bulandırıcı bir haber; Gazze'deki talan, İsrailli şirketleri, krizi unutturacak şekilde ve özellikle savunma ve finans şirketlerinin başı çekmesiyle önemli getirilere gark etmiş. Bu bağlamda Tel Aviv borsasındaki menkul kıymetlerin değeri yükselivermiş. (**) Sistemin insan ve genellikle de yoksulların canıyla beslendiğini ne güzel ortaya koyuyor haberimiz.
Kapitalizmin en gelişmiş ülkelerdeki biçimleriyle bile bazı olumsuz görüntüleri var: işsizlik, yoksulluk, evsizlik, yetersiz beslenme, obezite ve açlık, mafya, çete, soygun, rüşvet ve yolsuzluk, eğitimsizlik, güçsüzleri sömürme hiyerarşileri, kötü yerleşme, kentleşme ve çevre felaketi, sigara ve uyuşturucu kullanımı, gösterişe dönük ve sağlıksız üretim ve tüketim, dünyayı en az on kere yok edecek kadar silah varlığına karşın durmadan yenilerini üretmek ve pazarlamak, para egemenliğine dayalı "sözde demokrasi ve, günümüzdeki gibi, tefeci ahlakı taşıyan insanların yarattığı ve emekçilerin, yoksulların üzerine bindirilen krizler, vb..
Bu olumsuzlukların birkaçının bile giderilmesi için,
- Bir dünya devleti kurulması ya da bir dünya devleti gücü ve etkinliğinde uluslararası bir örgütlenme yaratılması,
- Bu devlet ya da örgütün yüzde yüz bağımsız, insancıl, tam bilgili ve ahlaklı kadrolarca yönetilmesi, gerekmektedir.
Böyle bir gelişme ise günümüz koşullarında, ancak, ütopya başlığı altında incelenebilir. Yapılacak şey, kendi ülkemiz ekonomisinin, olası olduğunca, bu rezilliklerden az etkilenecek biçimde yönlendirilmesi ve böylece başka mazlum uluslara da örnek olunmasıdır.
Bunun da nasıl gerçekleşebileceğini epey bir süredir yazıp duruyoruz.