|
|
|
Tarih : 26.01.2010 - 10:23:04 |
|
| Yazılarımı okuyan bazı arkadaşlar bana soruyorlar.. siz Kimyacısınız,neden ziraat ile ilgili yazıyorsunuz |
|
| |
Yazılarımı okuyan bazı arkadaşlar bana soruyorlar…" siz Kimyacısınız,neden ziraat ile ilgili yazıyorsunuz " ..önceki gün Antalya'dan vatansever-aydınlanmacı yazar Yılmaz Dikbaş aradı…o da sordu " Yahu Hüseyin,sen Kimya Mühendisi değil miydin"?...
Ben de yanıtladım…hiç aslı olmayan şeyin Mühendisliği olur mu? Bu uçsuz bucaksız çöllerde inşaat mühendisinin çalışmasına benzer! Veya çadırlardan kurulu bir bedevi mahallesinde…. Önce bir şeyin aslı olacak,esası olacak,özü olacak….önce bilim ve temel bilim esası olacak ondan sonra mühendisliği gelir…Türkiye'de Kimya yok ki mühendisliği olsun!
Avrupalı akıl hocalarımız Dodesil Benzen kansorejendir dediler,Yarımca tesislerini kapattık ve ülkenin tüm deterjan sanayii ithal Alkil Benzene döndü….,Kütahya Azot fabrikaları kapandı nitrik asit başta olmak üzere her türlü gübre ana hammaddesi ithal ediliyor,1500 yıldır bakır üreten Ergani ve Murgul işletmelerinde üretim durduruldu….
DEVLET KOMÜNİST devlettir dediler Yarımca petrokimya tamamen kapatıldı,Petkim ona ve buna peşkeş çekildi…Orüs orman işletmeleri lağvedildi şimdi artık çam reçinesi de ithal ediliyor,Çinkur da komonist! Fabrikadır dediler Çinko da ithal kervanına katıldı…Mazıdağı fosfat zarar ediyor dediler artık fosfat işi de bitti,Devlet çimentoculuk yapar mı diye sordular " malum koro " hep bir ağızdan yapmaz diye haykırdı,elde çimento fabrikamız kalmadı! Etibank patates gibi parmak ,parmak hale getirildi…Eti Gümüş,Eti Bakır,Eti Krom yağmalandı..22 adet gübre fabrikası kapatıldı ve yağmalandı,32 adet yem fabrikası yağmalandı…Bu listeleri 5-6 sayfa kadar uzatmak olasıdır..
Kimya sektörü , tamamen ithal hammadde + karıştır + doldur haline geldi…çalışabilen üç beş tesis ise yabancıların ellerine geçti ve onlar da önce buralarda çalışan emekçileri,mühendisleri kapı dışarı ettiler… Balıkesir Seka'nın jandarma ve polis eşliğinde savaşarak işçilerden ve devletten koparıldığını unutmayalım… Yalnız Hakkari Çukurca'daki çinko karbonat rezervlerimizi çalıştırıp Çinko bileşikleri üretecek fabrikalar kurabilsek Hakkari yöresi olduğu gibi işsizlikten kurtulur..Şırnak'ta Asfaltit yer üstünde duruyor ama biz Avrupa ve ABD'den ithal ediyoruz….
Kendi ormanlarımızın çam reçinesini ve terebentini tekrar kendimiz üretsek yüzlerle Kimyacımıza iş olanağı sağlayabiliriz….Samsun'da,Van'da , İskenderun'da birer tane daha Petro-Kimya tesisi kurabiliriz…bunun için yeterli bilgimiz,polimerizasyon teknolojimiz ve deneyimli elemanlarımız var….ama ahhhh o KOMÜNİST DEVLET yok mu!!!
Türkiye'de 20 fakültede okuyan Kimya Mühendisleri ve Kimyagerler nerede çalışacak….yarınlarda ne yapacaklar?
Kimya ( zaten emekleme devrinde idi ) tamamen yağmalanmış ve harabe haline gelmiş bir sektör oldu ne yazık ki….Bu ülkede üretilebilecek binlerle…evet binlerle kimyasal madde ne yazık ki tamamen yurt dışından geliyor….özel sektörün tercihleri bu yönde ana kimyasalların üretilebilmesi için olumlu değil..çünkü ana başlangıç sermaye gereksinimi çok yüksek ve geri gelme süresi uzun…kamunun ise zaten eli kolu bağlanmış durumda ve başında " Türk Devleti " düşmanları var..…Bu nedenin birincisidir ki ben kimya üzerine yazamıyorum….
İkinci neden çok daha vahimdir…benim gibi ulusal kaynaklara dayalı bir kalkınma stratejisinin gerekliliğine ve yapılabilirliğine inanan ve konusunda yıllardan beridir araştırmalar yapan bir Kimya Mühendisinin yazabileceği bir ulusal dergi yok ve benim yazılarımı ve düşüncelerimi paylaşabilecek kimselerin sayısı da giderek azalıyor…
Ben tamamen ehl-i salib eline geçmiş ulusal kimya sanayinin yerli işbirlikçileri gözünde artık " ütopik düşünceleri olan tarihsel yaratıklardan " biriyim… Tarım, her ne kadar ilgili ve düzenleyici kamu kuruluşları kapatılarak,yerli tohumculuk mahvedilerek,yerli ırk hayvanlar acımasızca yok edilerek göz göre,göre ağır bir saldırı altında ise de ziraat işinde bilfiil emek verenler hala daha bu ülkenin saf ve temiz evlatları…sanayi kesiminin işbirlikçi yüksek sermaye kesiminin ve büyük şehirlerdeki batıcı takımının pis elleri henüz değemedi bu vatan kesimine. Tarımı hala daha kurtarabiliriz..ve eğer başarırsak Tarıma dayalı Kimya Sanayimizi kurarak yerli üretim yolu ile tekrar ayağa kalkabiliriz. Bu duygu ve düşünceler ile beni de aralarına kabul eden vatansever dostlarımla beraber aklımın ve beynimin yettiğince katkıda bulunmak ve bu cephede mücadele etmek nasip oldu. Üzerimize dev bir tsunami halinde akan bu yedi başlı ejderhanın " Küreselleşme " kod adlı yeni emperyalist saldırısında ben de " ÜRETİCİNİN " yanındayım….